|
kleopatra |
|
|
|
Tarsus, kısa bir süre ismini taşıdığı Julius Casear’ın ölümünün ardından doğu eyaletlerinin idaresini üstlenen Marcus Antonius ile yeniden eyalet merkezi olmuştur. Genç imparator naibi bu sayede Tarsus’u M.Ö. 41’den hemen sonra yeniden düzenlemek için büyük imar faaliyetleri gerçekleştirmiştir. Hemen ardından da J.Caesar’ı öldüren Brutus ve Cassius’a yardımla suçlanan VII. Kleoapatra’yı sorgulamak üzere Tarsus’a davet etmiştir. Mısır kraliçesi Kleopatra eşşiz gemisiyle Tarsus limanına girişiyle kenti bir anda dünyanın kalbinin attığı en önemli merkez haline getirmiştir. Davetin altında yatan gerçek neden daha çok Doğu Akdeniz’de otorite sağlamak olsa da, bu işin hep “taktir-i ilahi” kısmı olarak tarihe geçmiş ve Tarsus kısa sürede ayyuka çıkan bir aşkın mekanı olmuştur. Çekici Mısır Kraliçesi ile ihtiraslı Roma Prensinin şehvetlerini soğukluğuyla ünlü Kydnos çayında söndürme girişimi bu nedenle antik dünyada hayli ses getirmiştir. |
|
Devamını oku...
|
|
şahmeran |
|
|
|
Tarsus’la ilgili anlatılan çok sayıda hikaye içerisinde Şahmeran belki de en ilginç olanıdır. Yılanların şahı olarak bilinen insan başlı, yılan gövdeli Şahmeran’ın Camsab adında bir gençle olan hikayesini konu edinen bu anlatı, Tarsus ve yakın çevresinde bilenen ve en çok anlatılan hikaye olmuştur. Kurgusunda kısaca dostluk ve verilen bir sırrın istenmeyen olaylara dönüşmesi ve ihanetin sonunda da ölümün yaşanması anlatılmaktadır (Res: ). Arkadaşlarıyla birlikte odunculuk yapan Cansab’ın bal almak için indiği bir kuyudan Şahmeran’ın yaşadığı yer altı dünyasına inmesiyle başlayan hikaye, arkadaşlarının ihanetiyle birleşip Cansab’ın Şahmeran’an ülkesinde kalmasıyla devam eder. Ardından yılanlar onu yakalayarak Şahmeran’ın karşısına çıkarırlar. Cansab başından geçenleri anlatırken, Şahmeran da kendi sırlarını Cansab’a anlatır. Ancak Cansab’ın bunları yeryüzüne taşımasından çekindiği için zoraki misafir etmeye başlar. |
|
Devamını oku...
|
|
eshabı keyf |
|
|
|
Dünyanın birçok yerinde mekan bulan “Yedi Uyurlar” inanışının Anadolu’daki en önemli merkezi Tarsus’taki Eshâb-ı Kehf Mağarasıdır (Res: ). Zamanı kesin bilinmeyen olayın hem Müslümanlar hem de Hıristiyanlarca anlatılması ve Kuran-ı Kerimde Eshâb-ı Kehf suresi adıyla yer alması bu yerin önemini belirlemektedir.Olay bugün değişik şekillerde anlatılsa da özünde yıllarca inançlara gösterilen baskıya Tarsus eşrafından yedi gencin karşı koyması yatmaktadır! Bu anlatımlarda değişmeyen bir başka nokta ise, Encülüs Dağındaki bir mağaraya sığınan Meksemlina, Yemliha, Mislina, Mernuş, Debernuş, Şazenuş, Kefeştatayyuş isminde yedi genç ile köpekleri Kıtmır’in 309 yıl uyumalarıdır. Hikayenin belgelenmesi Yemliha’nın Tarsus’a gönderilmesiyle gerçeğin ortaya çıkması arasında gelişmektedir. İsimler Hıristiyan versiyonunda Maksimyanus, Malkus (Margus), Martininanus, Konstanitnos, Dionisyus, Yuhanis ve Süresiyu şeklinde değişmektedir. |
|
Devamını oku...
|
|