Tarsus Rehberim - 8000 Yillik Dunya Sehri Tarsus Rehberim - 8000 Yillik Dunya Sehri - Güzellikleri Giriş Sayfanız Yapın

Anket

Hiç Tarsus'u Gördün mü?
 

Ziyaretçi Sayacı

Bugün113
Dün131
Toplam131105
You are here: Anasayfa arrow Güzellikleri
Güzellikleri
hayvanat bahçesi Yazdır E-posta

1999 yılında hizmete giren Hayvanat Bahçesi 5000 m2 alan üzerine inşaa edilmiştir.Parkta zengin hayvan çeşidi barındırılmaktadır.Aslan,atmaca,ayı,ceylan,deve,deve kuşu ,doğan ,geyik ,kanguru ,kaplan ,keklik ,kurt ,lama , leopar , maymun , midilli , papağan , pelikan ,şahin ,tavşan , turna gibi hayvanların yanında astronot , japon ,melek ,pirana , köpek balığı , vatoz gibi akvaryum balık çeşitleri de vardır.

hayvanat bahçesinin detaylı bilgilerini ve resimlerini blog sitemizde bulabilirsiniz. 

Devamını oku...
 
amerikan koleji Yazdır E-posta
TARSUS AMERİKAN KOLEJİ   Şehrin güneyinde, gözlükule höyüğü’nün kuzeyindeki bir kompleks içinde bulunmaktadır. Hristiyan Misyonerlerin kurduğu okullardan biri olan ve 1888 yılında öğretime başlayan kolejin bugünkü binası 1910 yılında inşaa edilmiştir.  Osmanlı son dönem mimarisin ilginç bir örneği olan bu taş yapı, neoklasik üsluptaki giriş kapısı ve her yüzde üçgen bir alınlık oluşturan yüksek çatısı ile dikkat çekmektedir.

 

 

 

 

Devamını oku...
 
ulu cami Yazdır E-posta

Ulu Cami:

Cami-i Kebir ya da Cami-i Nur diye de bilinen cami, yakın döneme kadar kentin merkezini oluşturmaktaydı (Res:  ). Bugün etrafındaki türbe ve imaret, kuzeydoğusunda ise 1895’de eklenen saat kulesi ile büyük bir külliye görünümünü korumaktadır. Caminin yapımı 1579 yılında Ramazanoğlu beyi Piri Mehmet Paşa’nın oğlu İbrahim Bey tarafından gerçekleştirilmiştir. Ancak inşa alanında daha önceden büyük bir mabedin olduğu, yapıda kullanılan devşirme malzemeden anlaşılmaktadır. Caminin doğu duvarına bitişik türbede Hz. Şit, Hz. Lokman Hekim ve Halife Me’mun’un sandukaları bulunmaktadır. Cami mihraba paralel uzanan üç sahınlı bir plana sahiptir. Kuzey cephesine bitişik, iç hacminin yaklaşık iki katına ulaşan revaklı avlunun ortasında bir şadırvan bulunmaktadır. Yine avlunun kuzeydoğu ve kuzeybatı köşelerinde iki minare yer alır. Bunlardan kuzey-batıdaki yapıdan ayrı ve üzerindeki bir kitabeden 1363 yılında yapıldığı ve başka bir camiye ait olduğu anlaşılmaktadır. İkinci minare ise, 1895 yılında saat kulesi olarak dönemin valisi Ziya Paşa tarafından yenilenmiştir.

 

Devamını oku...
 
sean paul kuyusu Yazdır E-posta
Tarsus’ta Antik Caddenin yaklaşık 200 m. kuzeydoğusunda yer alan özel kuyu ve çevresi, halk arasında Aziz Paul’un yaşadığı ev olarak geçmektedir. Buradaki eski bir mekana ait kalıntıların uzun yıllar ziyaret yeri olarak kullanıldığı bilinirken, Tarsus’ta Hıristiyanların yaşadığı dönemde kuyunun suyu kutsal sayılmış ve şifa getirdiği inanışı geniş yer bulmuştur.Bugün daha çok yabancı turistlerin ilgi gösterdiği alanda yakın bir döneme ait evden geriye yaklaşık 30 m. derinliğindeki bir kuyu kalmıştır. Kısa süre önce genişletilen alanda yapılan kazı sırasında değişik dönemlere ait duvar kalıntıları ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca son yıllarda Kültür Bakanlığı tarafından çevrede yapılan kamulaştırmadan sonra restorasyon çalışmaları yapılmıştır.

 

Devamını oku...
 
tarsus şelalesi Yazdır E-posta
Taşıdığı alüvyonlarla Çukurova deltasının ortaya çıkışında önemli rol oynayan Berdan Irmağı, Orta Toroslar’ın Güneydoğu yamaçlarından (Bolkar Dağları) doğan derelerden meydana gelmektedir . Seyhan ve Ceyhan ırmaklarının aksine Çukurova’da kısa bir yol kat ederek Akdeniz’e dökülür. Toplam uzunluğu 142 km.yi bulan ırmağı oluşturan derelerin en önemlisi ise, Can, Pamuklu ve Kusun dereleridir. Akdeniz’e dökülmeden önce Tarsus ovasında geniş yaylar çizen Berdan, (antik Kydnos) aynı zamanda Tarsus’un kurulmasında önemli tercih sebebidir. Soğuk su anlamına gelen Berdan, aynı zamanda kentin 4 km. kuzeyinde doğal bir güzelliği de barındırmaktadır. Bizans imparatoru Justinyen (M.S. 527-565) tarafından yatağı değiştirilirken, aslında Roma dönemi sonlarına dek kullanılmış nekropol alanında geniş ve yüksek bir çağlayana dönüşmüştür. Kenti su taşkınlarından korumak için yapılan bu çalışma sonunda bugün yaklaşık 15 m. yükseklikteki konglomera kayalıklardan dökülen su, özellikle kış ve bahar aylarında karların erimesiyle en yoğun debisine ulaşmaktadır. Bugün aynı noktada yer alan nekropoldeki basamaklı ya da rampalı (dromos) oda mezarlar, oyuldukları konglomera kayaların zayıf oluşuyla güçlü akıntılara karşı koyamayarak büyük ölçüde tahrip olmuştur. Günümüzde Şelale ve çevresi, Tarsusluların özellikle sıcak yaz günlerinde ilgi gösterdikleri yerlerin başında gelmektedir. Bahar aylarında yükselen debisiyle (138 m3/sn.) genişleyen göleti ve çağlayanı, güneşin batışıyla birlikte muhteşem bir görüntü oluşturur. Bu özelliğinden dolayı da Araplar Kydnos’a soğuk su anlamına gelen, “El-Baradan” ismini vermiştir. Bu isim günümüze Berdan olarak gelmiştir. Aynı zamanda şifa olarak da bilinen suyun bazılarının başına istenmeyen işler açtığı bir gerçektir. Bir ihtimali aktararak tarih kaynaklar, Büyük İskenderin Kydnos’da yıkandıktan sonra zatürree olduğunu ve bir daha da iyileşemeyerek kısa bir süre sonra Suriye’de öldüğüne değinir. Halife Memun’da yine aynı akıbet sonucu Tarsus’ta ölmüş ve Tarsus’a gömülmüştür.

 

Devamını oku...
 

Giriş Formu






Parolamı unuttum?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Reklam yayınla



turkey yasin zeka oyunları youtube haber ingilizce kursu kuran sosyete Radyo Dinle Radyo cocuk hastalıkları Didyma Turkeyenteresan ilizyon illizyon illizyon resimleri ilginc resimler  zeka oyunları